Hangi ihtiyaçtan doğdu?
Makineler değiştikçe insan sorusu yeniden açılıyor.
Bir sistem şiir yazdığında yaratıcı mı olur? Bizi teselli ettiğinde anlaşıldığımızı hissetmemiz, onun da bir şey hissettiğini gösterir mi? Kararlarımızı etkileyen biyolojik, toplumsal ve dijital koşullar içinde ne kadar özgürüz?
Yapay zekâ hakkındaki hızlı yargılar, insan hakkında taşıdığımız kabulleri de görünür kılıyor. Bu seminer, zekâ, bilinç ve insanlık kavramlarını birbirine karıştırmadan düşünmek; teknolojinin açtığı imkânlar içinde muhakememizi ve sorumluluğumuzu geliştirmek ihtiyacından doğdu.
